24 yıldır düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali büründüğü son durumu ile artık ciddi biçimde sorgulanmalıdır
Bu festival gerçekten Dersim'in kadim kimliklerini, kültürünü, dilini, itıkatını ve doğasını mı yaşatıyor?
Federasyon bileşenlerimizin emek ve katkılarıyla da temelleri atılan Munzur Kültür ve Doğa Festivali, ne yazık ki daha üçüncü yılından itibaren çeşitli ideolojik yapıların etkisi altına girmiş, kuruluş amacından sistemli bir şekilde uzaklaştırılmıştır. Halkın ortak kültürünü, itikatını, dilini ve doğasını yaşatması gereken bu festival, yıllar içinde belirli siyasi çevrelerin propaganda alanına dönüştürülmüş; Dersim'in gerçek değerleri ise bilinçli ya da bilinçsiz biçimde geri plana itilmiştir.
Her geçen yıl Dersim'i temsil etmekten biraz daha uzaklaşan festival, bugün ne Dersim'in kültürel hafızasını ne de halkın ortak vicdanını yansıtmaktadır. Aksine, bu yıl açıklanan programla birlikte festival, farklı siyasi örgütlenmelerin ideolojik ve kendi iç hesaplaşmalarını yürüttüğü bir platforma dönüşmüş görünmektedir.
Şimdi herkesin vicdanına şu soruyu bırakıyoruz:
Bu siyasi gösterilerin Dersim coğrafyasına, kültürüne, diline, inancına, doğasına ve geleceğine ne gibi bir katkısı vardır?
Eğer bu soruya verilecek somut bir cevap yoksa, o halde ortada kültür festivali değil; Dersim'in adı ve birikimi üzerinden yürütülen siyasi bir gösteri vardır. Hiç kimsenin Dersim'in ortak değerlerini kendi ideolojik ajandasına malzeme yapmaya hakkı yoktur. Festival, bilinen çevrelerin değil, Dersim halkının ortak sesi olmak zorundadır. Bunun dışındaki her anlayış, festivalin ruhuna da Dersim'in toplumsal hafızasına da zarar vermektedir.
Dersim'in en temel sorunları ortadayken festival bunların hangisine çözüm üretmiştir? Ana dilimiz Kırmancki/Zazaca her geçen gün yok olmaya yüz tutarken, inancımız asimilasyon baskısıyla karşı karşıyayken, boşaltılan köyler hâlâ eski yaralarını saramamışken, coğrafyanın dört bir yanını saran Kalekollar toplum üzerinde sürekli bir baskı ve korku iklimi yaratırken; yaşam hakkının, özgürlüklerin ve geleceğin tartışmalı olduğu bu coğrafyada festival bugüne kadar hangi somut katkıyı sunmuştur?
24 yıl boyunca kaç panelde bu gerçekler samimiyetle konuşuldu? Kaç rapor hazırlandı? Kaç somut çözüm önerisi geliştirildi?
Festival adı altında her yıl aynı siyasi sloganlar, aynı propaganda dili ve aynı isimler sahneye çıkarılıyor. Oysa Dersim'in ihtiyacı propaganda değil; kültürünü koruyan, dilini yaşatan, itikatını sahiplenen, doğasını savunan, gençlerine gelecek sunan, Ahlak ve erdemliliği koruyan gerçek planlamalardır.
Bugün gelinen noktada festival; kültürü büyüten değil, kendi özünden uzaklaşmış, halkın gerçek sorunlarını perdeleyen, birkaç günlük kalabalıklar oluşturan bir organizasyona dönüşmüştür. Geriye ise çevre kirliliği, çöpler ve çözümsüzlük kalmaktadır.
Dersim halkı artık şunu sorma hakkına sahiptir:
24 yıldır yapılan bu festival Dersim'e ne kazandırdı?
Bu soruya şeffaf, somut ve vicdani bir cevap verilemediği sürece; "kültür ve doğa festivali" söylemi, yalnızca içi boş bir slogan olarak kalacaktır.
Dersim'in ihtiyacı yeni propagandalar değil; diline, itikatına, kültürüne, doğasına, ekonomisine ve halkının geleceğine sahip çıkan samimi bir iradedir. Hesap vermeyen, halkın gerçek sorunlarını konuşmayan ve çözüm üretmeyen hiçbir organizasyon, ne kadar köklü olursa olsun, toplum nezdinde meşruiyetini koruyamaz.
Amacından uzaklaştırılan Munzur Kültür ve Doğa Festivali'nin sürdürülmesi Ne Ölçüde Anlamlıdır?
Dersim halkı artık figüran olmayı kabul etmeyecektir.
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG)
21 Temmuz 2026

