FDG 8. Olağan Kongresi Sonuç Bildirgesi Açıklandı: “Tarihsel Sorumluluk, Kolektif Hafıza ve Mücadele Kararlılığı”

FDG 8. Olağan Kongresi Sonuç Bildirgesi Açıklandı: “Tarihsel Sorumluluk, Kolektif Hafıza ve Mücadele Kararlılığı”

8. FDG-Kongress in Berlin: Erinnerung, Teilhabe und demokratische Verantwortung

⌈AHA⌉ Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG), 7 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirdiği 8. Olağan Kongrenin sonuç bildirgesini kamuoyuyla paylaştı. Bildirgede, Dersim 1937–38 Soykırımı başta olmak üzere tarihsel yüzleşme, kolektif hafızanın korunması, güncel siyasal gelişmeler ve federasyonun yeni dönem mücadele hattı kapsamlı biçimde ele alındı.

Kongre, 1937–38 Dersim Soykırımı’nda yaşamını yitirenler anısına Dersim Soykırımı Anıtı önünde yapılan saygı duruşu ile başladı. Bu başlangıcın, kongrenin yalnızca örgütsel bir toplantı değil; siyasal, toplumsal ve ahlaki bir yüzleşme iradesi taşıdığının altı çizildi.

“Soykırımın Etkileri Sona Ermiş Değildir”
Sonuç bildirgesinde, 1937–38 Dersim Soykırımı’nın yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi olmadığı; dil, kültür, inanç ve yaşam felsefesini hedef alan bütünlüklü bir imha politikası olduğu vurgulandı. Aradan geçen 88 yıla rağmen inkâr rejiminin farklı araçlarla sürdüğü belirtilerek, Dersim coğrafyasında doğa tahribatı, kutsal mekânlara yönelik müdahaleler ve asimilasyon politikalarına dikkat çekildi.

Toplumsal Çözülme ve Yapısal Müdahaleler
FDG, gençlerin işsizlik ve göç politikalarıyla üretim süreçlerinden dışlanmasının, kadınların kamusal yaşamdan uzaklaştırılmasının ve toplumun çaresizlik duygusuna sürüklenmesinin münferit değil, kolektif direnci zayıflatmayı hedefleyen yapısal müdahaleler olduğunu ifade etti. Bu durumun toplumsal ve psikolojik bir krize işaret ettiği vurgulandı.

Küresel Süreçler ve Siyasal Duruş
Bildirgede, savaşların ve zorunlu göçlerin olağanlaştığı küresel bir dönemde FDG’nin tutumunun net olduğu belirtilerek; yaşamdan, barıştan, halkların eşitliğinden, inanç özgürlüğünden ve kültürlerin kendini var etme hakkından yana olunduğu ifade edildi. Bu duruşun politik bir tercih değil, varoluşsal bir zorunluluk olduğu kaydedildi.

20 Yıllık Kurumsal Birikim
FDG’nin 20 yıllık geçmişiyle Avrupa’da Dersim kimliğinin, kültürünün ve inancının örgütlü sesi olduğu vurgulanan bildirgede; kültürel üretimler, akademik çalışmalar, hafıza politikaları ve uluslararası adalet mücadelesinin önemli bir kolektif birikim yarattığı belirtildi.
Kongre kapsamında ayrıca, rejisör Gülsel Özkan tarafından sunulan “Küllerinden Doğan Dersim” belgeselinin ön çalışmaları paylaşıldı. Çalışmanın, Dersim’in tarihsel travmalar karşısındaki direncini ve yeniden var olma iradesini güçlü biçimde yansıttığı ifade edildi.

Dayanışma ve Katılım
Kongrede dayanışma konuşmaları; Hakan Demir, Pascal Meiser, Ferat Koçak, Sevim Aydın, Ali Tutay ve İsmail Yüceer tarafından yapıldı.

Yeni Yönetim Belirlendi
Kongrede önceki dönem yönetimi oy birliğiyle aklanırken, yapılan seçimlerle FDG’nin yeni yönetim organları belirlendi. İlk toplantıda;

  • Kemal Karabulut Genel Başkan,
  • Abidin Polat 2. Başkan,
  • Haydar Çelik Genel Sekreter,
  • Eylem Al Genel Sayman olarak seçildi.

Yönetim Kurulu üyeleri ise Şahin Avseren, Tahsin Tekin, Gazel Aydınoğlu, Fatma Akgül, A. Haydar Vural, Zeki Tunç, Turna Cömert, Çetin Bozdağ, Sercan Müldür ve Umut Çevik oldu. FDG İtikat Kurulu temsilciliğinin Pir Turabi Karabulut tarafından yürütülmesi onaylandı.
Sonuç bildirgesi, gençlerin ve kadınların karar alma süreçlerinde daha etkin olduğu; doğayı, dili ve inancı savunan daha örgütlü bir mücadeleyi büyütme kararlılığıyla sona erdi.

Dersimde Hızır Ayında Cem ve Muhabbet Buluşmaları

Dersimde Hızır Ayında Cem ve Muhabbet Buluşmaları

Dersimde Hızır Ayında Cem ve Muhabbet Buluşmaları

Zonê Xode Raa Haqi Sero Qeseykemê!
Dersimde Hızır Ayında Cem ve Muhabbet Buluşmaları
Dilimizin ve İtikadımızın Yok Oluşu, Toplumumuzun Yok Oluşudur!

Zonê Xode Raa Haqi Sero Qeseykemê!
Dersimde Hızır Ayında Cem ve Muhabbet Buluşmaları
Dilimizin ve İtikadımızın Yok Oluşu, Toplumumuzun Yok Oluşudur!
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) olarak, Dersim’in kadim coğrafyasında, Cem Evlerimizle birlikte Şubat 2026 Hızır ayı buluşmalarını örgütlemekteyiz. Bu Xızır Cemi buluşmaları, bir inanç takviminin parçası ya da geleneksel bir ritüel olmanın çok ötesinde; Dersim halkının dili, inancı ve kolektif varlığı üzerinde yüzyıllardır sistematik biçimde sürdürülen yok etme politikalarına karşı geliştirilmiş açık ve bilinçli bir direniş pratiği olacaktır.
Yüzyıllardır bu topraklarda yaşayan Kırmanckî/Zazaca dili, inkâr, yasak, bastırma ve zorunlu sessizlik politikalarıyla sistemli biçimde tasfiye edilmek istenmektedir. Dilin susturulması, yalnızca bir iletişim aracının kaybı değil; aynı zamanda itikattın, hafızanın ve toplumsal sürekliliğin felç edilmesidir. İtikattın susturulması ise Dersim’in insansızlaştırılması, hafızasızlaştırılması ve köksüzleştirilmesi anlamına gelmektedir.
Dersim halkı için gerçek açıktır. 1937–38’de silah, zor ve sürgünle yürütülen süreç, bugün farklı araçlarla sürdürülmektedir. Açık baskının yerini ekonomik kırılma, kimlik erozyonu, toplumsal örgütsüzleştirme ve kültürel yabancılaştırma almıştır. Özellikle gençler üzerinden yürütülen uyuşturucu, suç ağları, kayıp ve yalnızlaştırma politikaları, Dersim toplumunun bağlarını zayıflatmayı ve ortak direncini kırmayı hedeflemektedir. Dersim’de gençlik, toplumsal belleğin ve direnişin sürekliliğidir; gençliği hedef alan her müdahale, toplumu susturmaya yöneliktir.
Bu tarihsel ve siyasal bağlamda, Hızır ayı buluşmalarımız; Avrupa’dan katılacak itikat Kurulumuzun Ana ve Pirlerinin öncülüğünde, ısrarla ve bilinçli biçimde Kırmanckî/Zazaca yürütülecektir. Bu tutum bir tercih değil; tarihsel sorumluluk, etik zorunluluk ve kolektif varoluş bilincinin kaçınılmaz sonucudur.
Xızır Cemi buluşmalarımız: Asimilasyona karşı canlı bir toplumsal hafıza, İnkâra karşı kurulan söz ve hakikat, Kültürel ve inançsal talana karşı geliştirilen onurlu bir duruştur.
Dolayısıyla bu etkinlikler, yalnızca bir ritüel değil; “Buradayız, varız ve yok olmayacağız” iradesinin kamusal ve siyasal ifadesidir.
Cem ve Muhabbet Buluşmalarımız – Yer ve Tarihleri:
• Erzincan – Pir Sultan Abdal Cemevi |12.02.2026 | Saat: 17.00

• Pülümür – Alevi Kültür Dernekleri Pülümür Şubesi | 13.02.2026 | Saat: 17.00

• Dersim Merkez – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği |14.02.2026 | Saat: 17.00

• Ovacık – Ovacık Cemevi | 15.02.2026 | Saat: 17.00

• Hozat – Hasan Saltık Kültür Merkezi |  16.02.2026 | Saat: 17.00

Bu buluşmalar; Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri, Alevi Kültür Dernekleri ve Hozat Belediyesi ile; ortak irade, ortak sorumluluk ve ortak direnç bilinci temelinde örgütlenmektedir.
Bu kurumlar, Dersim’in kültürel ve inançsal hafızasını sahiplenmeye yönelik çalışmalarını yıllardır yürütmektedirler.
Federasyonumuzun İtikat Kurulu’nu temsilen Turabi Karabulut, Cevahir Altınok, Narin Günçiçeği, Firaz Yalvaç, Haydar Buga ve Zakir Fırat Erinç, yereldeki pir ve analarımızla birlikte bu buluşmalarda yer alacaktır.
Bu topraklarda:
Kültürel tahribata boyun eğilmeyecek, İnanç gaspına sessiz kalınmayacak, Dilimizin yok edilmesine asla rıza gösterilmeyecektir.
Bizler için Xızır Cemleri; Var olmanın, Sahip çıkmanın, Direnmenin adıdır.
Tüm canları; diline, itikadına, kültürüne ve coğrafyasına sahip çıkmaya, Xızır Cemi buluşmalarımızda bizlerle birlikte olmaya ve birlikte direnmeye çağırıyoruz.
Xızır yolumuzdur. Dilimiz hafızamızdır. Dersim onurumuzdur.
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG)

29 Ocak 2026

Xatırıye / Başsağlığı – Ali Bulut’u Berlin’den Hardo dewrês´e uğurlarken

Xatırıye / Başsağlığı – Ali Bulut’u Berlin’den Hardo dewrês´e uğurlarken

X a t ı r ı y e / Başsağlığı

Ali Bulut´ki wertê mara perra, şi haqiya xo.

Ali Bulut’u Berlin’den Hardo dewrês´e uğurlarken:

Dersim 1937–1938 Tertelesi’ni yaşamış ulu çınarlarımızdan, geleneksel Dersim’in değerlerini bir ömür boyunca yaşayan/taşıyan, halkının belleğini yüreğinde koruyan Ali Bulut,bugün 4 Kasım 2025’te aramızdan ayrılarak Hakk’a yürüdü.

1932 yılında (Nüfus kaydı, kendi deyimi 1026 doğumlu olduğu) , dağlarıyla, sularıyla, cemleriyle yoğrulmuş bir coğrafyada Dersim´in Paxê Havig (Baba Ocağı) Köyünde doğdu. Henüz 6/12 yaşındayken, insanlığın kara sayfalarına kazınan Dersim Tertelesi’ne bizzat tanıklık etti.

O günlerin acısı, Halvori kayalıklarında yankılanan çığlıklar, yanan köylerin dumanı, yitirilen canların sessizliği ömrü boyunca onun kalbinden hiç silinmedi.
Yaşadığı o korkunç günleri, Federasyonumuzun öncülüğünde başlatılan Dersim 1937–1938 Sözlü Tarih Projesi (DSTP)’ne aktararak, gelecek kuşaklara bir vasiyet bıraktı.

Derin bir sızıyla ama büyük bir sorumlulukla anlattı…“Unutmayın,” derdi, “unutmak yeniden öldürmektir.” derdi. (Fotoğraf DSTP- Komitemizin değerli emektarlarından ve har an saygıyla andığımız merhum Mehmet Yıldız ile…)

O ömrünün sonuna kadar Dersim vurgunu yani travması ile yasadı. Ali Bulut, bu zulmü işleyenleri hiçbir zaman affetmedi. Her fırsatta, Türk devletinin Dersim’de işlenen bu büyük insanlık suçu ile yüzleşmesinin tarihsel ve vicdani bir zorunluluk olduğunu dile getirdi. O, adaletin gecikse de mutlaka gelmesi gerektiğine inanırdı.

1993 yılında Avrupa’da kurulan ilk Dersim derneği olan Berlin Dersim Kültür Derneği’nin denetim kurulunda yer aldı. Kuruluşun ilk yıllarından itibaren halkı için, kimliği için, belleği için çalıştı. Yaşamının son anına kadar da bu derneğimizin bir üyesi olmaktan gurur duydu.

Ali Bulut, sadece bir tanık değil, aynı zamanda bir ışıktı. Her ortamda dostlarının moralini yükselten, neşesiyle çevresine umut saçan, ama kalbinin derinliklerinde halkının acısını, onurunu ve direncini taşıyan bir Dersim sevdalısıydı.

Bugün, onu sonsuzluğa uğurlarken,ailesine, dostlarına ve tüm Dersim halkına başsağlığı diliyoruz.

Anısı önünde saygıyla, sevgiyle eğiliyoruz. Ruhu şad olsun, yolu ışıkla dolsun.

Hardo dewrês tore cıl u balisna bo, Bıra u pil.

 

 

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) 4 Kasım 2025

1. Berlin Alevi Kültür Festivali Coşkuyla Gerçekleştirildi

1. Berlin Alevi Kültür Festivali Coşkuyla Gerçekleştirildi

1. Berlin Alevi Kültür Festivali Coşkuyla Gerçekleştirildi

 Berlin’de Alevi kurumlarının ortak organizasyonuyla düzenlenen 1. Berlin Alevi Kültür Festivali yoğun katılımla gerçekleşti. Waterloo-Ufer’de gerçekleşen festivalde sanatçılar Suavi, Grup Bajar, Töre Anadolu, Erdal Kaya ve çok sayıda sanatçı sahne aldı.

Berlin Senatörü Cansel Kızıltepe, Friedrichshain-Kreuzberg Belediye Başkanı Clara Herrmann, AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) Genel Başkanı Kemal Karabulut, AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır ve Berlin Cemevi Başkanı Dr. Yüksel Özdemir’in de aralarında bulunduğu isimler festivalde konuşma yaptılar. Çocuklara özel etkinliklerin ve kültürel programların da yer aldığı festival, gün boyu süren konserler ve etkinliklerle Berlin’de yaşayan Alevileri ve dostlarını bir araya getirdi.

Berlin Alevi Toplumu-Cemevi, BDAJ Berlin, BDAS Berlin, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, AABF, Berlin Dersim Kültür Derneği, Berlin Sivaslı Canlar Derneği, Berlin Gaziantep Cemevi Derneği, Çorum Derneği Eğitim ve Kültür Merkezi, Bahadin Derneği Berlin, BSV Dersim, Akdağ Köyü Dayanışma ve Destekleme Derneği, Ovacık Kültür ve Dayanışma Derneği, Erzincan Küçükotlukbeli Derneği Berlin, Institutê Zivân û Kulturê Kirmanç (Zaza) IKK, Humanistischer Unternehmerverband, Aşnan Tiyatro Topluluğu ve Sivaslı Canlar Berlin tarafından birlikte düzenlenen festival kapsamında Alevilik derslerine giden çocuklar için karne şöleni düzenlendi, ayrıca çocuklar için özel oyun alanı da hazırlandı.

Dersim 38 Soykırımı Anıtı’nın olduğu (Dersim Cemaati’nin yanı) parkta düzenlenen festival gece 22.30’a kadar coşkuyla devam etti. Halkın çektiği halaylarla coşkusunu kattığı festivalde Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) Genel Başkanı Kemal Karabulut etkili bir konuşma yaptı. Karabulut, festivalin yalnızca bir şölen değil; Dersim’in belleğini, Alevi kimliğini ve yok edilmeye çalışılan kültürel mirası gelecek nesillere aktarmada önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Binlerce canın katıldığı etkinlikte diaspora koşullarında kimlik ve inanç mücadelesinin önemine dikkat çekerek, Aleviliğin anayasal güvence altına alınması gerektiğini dile getirdi. Festivalin kültürel buluşmanın yanı sıra politik bir hafıza mekânı işlevi gördüğünü ve dayanışma duygularını güçlendirdiğini ifade etti.

 Kemal Karabulut, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Ceniku, cenekene semti, cencene, Cuamerdene,
Ap u werezayane, Xal u derezayene, sıma pero xer ame.
Sevgili dostlar, değerli canlar,
Sizleri Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu adına sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Hoş geldiniz!

Bugün burada yalnızca bir festival yapmak için toplanmadık. Elbette coşacağız, eğleneceğiz ve lokmamızı paylaşacağız. Ama asıl sebebimiz daha derindir: Köklerimize sahip çıkmak, belleğimizi canlı tutmak, yok edilmek istenen kimliğimizi geleceğe taşımaktır!

Alevi olmak, Dersimli olmak sadece bir kimlik değil; adaletin, eşitliğin, insan sevgisinin yolunda yürümektir. Biz, bu onurlu mirasın taşıyıcılarıyız. Bu festival, sazımızla, semahımızla, sohbetimizle, lokmamızla işte bu değerleri sokağa, meydana, hayata taşımaktadır.”

“Türkiye Bize Özgür Yaşam Hakkı Tanımadı”

“Şunu unutmayalım: Bizler bu kültürü kendi topraklarımızda özgürce yaşama imkânı bulamadık. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti devleti bizlere kendi yurdumuzda özgür bir yaşam hakkı tanımadı. Soykırımlarla, baskılarla, asimilasyon politikalarıyla inancımız, dilimiz, tarihimiz yasaklandı. Ekonomik çıkmazlara, zorunlu göçlere mahkûm edildik. Ve işte bu yüzden, bugün binlerce kilometre ötede, gurbette varlığımızı yaşatmaya çalışıyoruz!

En büyük yaralarımızdan biri ise dilimizdir. Kırmancki, yani Zazaca, yok oluşun eşiğine sürüklenmiştir. Dil giderse, hafıza gider; hafıza giderse biz de yok oluruz! Bu yüzden anadilimizi yaşatmak sadece kültürel bir tercih değil, bir varlık ve onur mücadelesidir!”

Kırmancki Hitap

“Bu nedenle sizlere kendi anadilimde, Zazaca da kısaca seslenmek istiyorum:

‘Dostene,
Ewro na festivale de ma ameyme te ri…
…Wame zulme sıma endi beso! Cawerde na dısmeneni! Şene mara berê waur!’”

“Dersim Görmezden Gelinemez

“Sevgili canlar,
Bugün buradan, ‘Terörsüz Türkiye, demokrasi ve kardeşlik’ masalları anlatanlara sesleniyoruz!

Evet, biz o coğrafyanın her karışında barış, demokrasi ve eşitlik istiyoruz. Ama unutmayın: Bizim talebimiz nettir, vazgeçilmezdir, asla geri adım atmayacağız!

Özgün Dersim için demokratik statü, eşit yurttaşlık ve kimliğimizin güvence altına alınması! Bu talep bir hakikat, bu talep bir var oluş çağrısıdır!

Dersim görmezden gelinemez, Dersim susturulamaz! Başta Dersim 38 Tertelesi olmak üzere, kanayan yaralarımızla yüzleşmeden bu topraklarda kimse bize gerçek barıştan söz edemez!”

“Alevilik Anayasal Güvence Altına Alınmalı”

“Ve buradan bir kez daha haykırıyoruz:
Aleviliği, Kültür Bakanlığı’nın bir alt birimine sıkıştırmaya asla izin vermeyeceğiz!

On yıllardır dile getirdiğimiz talebimiz bugün her zamankinden daha gür bir sesle yankılanıyor: Alevilik resmen tanınmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır!”

“DiasporaYeniden Doğuş Alanı”

“Değerli canlar,
Bu festival yalnızca bir şölen değil; bizim için bir hafıza mekânıdır, bir var olma çığlığıdır! Diaspora, yalnızca bir kayıp değil; Almanya’ya ve Avrupa’ya göç, her şeyden önce bir direnç, bir varlık ve yeniden doğuş mücadelesidir. Biz burada köklerimizi yeniden yeşertiyor, yaşadığımız topluma da kendi renklerimizi katıyoruz.

O halde gelin, bu festivali sadece bir bayram değil, ortak bir söz, ortak bir yol, ortak bir direniş olarak görelim. Geçmişimizi unutmayalım, birbirimize daha sıkı sarılalım, geleceğe umutla yürüyelim!

Var olalım! Direnelim! Çoğalalım!

Hepinize teşekkür ediyor, festivalimizin birlik, kardeşlik ve dostluk içinde geçmesini diliyorum.
Sıma perunere berx u darena mı esta.
Wes u war be!”

Zini Gediği Anmasına Davetlisiniz

Zini Gediği Anmasına Davetlisiniz

Einweihung der TERTELE Denkmal (Völkermord Dersim 1937/1938)

               4. Mai 2025

Zini Gediği Anmasına Davetlisiniz!

🗓 8 Ağustos 2025 Cuma
⏰ 16.00
📍 Erzincan / Kılıçkaya Köyü

PROGRAM

🗓 6 Ağustos 2024 Çarşamba Yayla Ziyareti 📍 Erzincan Kılıçkaya Köyü ⏰15.00

🗓 7 Ağustos 2024 Parşembe Zini Gediği Ziyareti 📍 Zini Gediği ⏰11.00

🗓 7 Ağustos 2024 Parşembe Zini Belgesel Film Gösterimi 📍 Yalınca Cemevi 19.30

🗓 8 Ağustos 2024 Cuma Zini Kayıpları Anması 📍 Erzincan Kılıçkaya Köyü ⏰16.00

İYİLEŞMEK İÇİN;

1938 yılı yaz ayları… Köylülerin deyimiyle “Harman Zamanı.”

 

İYİLEŞMEK İÇİN;

1938 yılı yaz ayları… Köylülerin deyimiyle “Harman Zamanı.”

Kılıçkaya (Surbahan), Balıbey, Girlevik, Kismikör, Mağaçur ve çevre köylerden toplanan, tamamı Alevi ve erkek olan 97 masum köylü, üç gün boyunca Eyüp Ağa’nın ahırında aç, susuz tutulur.
Aralarında; şehir esnafından Yağcı Ali, Murtaza Ali, şoför Şükrü, ortaokul öğrencisi Hüseyin Gökdemir, Rüştiye mezunu Süleyman Gökdemir, köy muhtarı Halil İnce (İnço Halil), savaş gazisi Mehmet Kılıçkaya ve Ali Kılıçkaya gibi her yaş ve meslekten insanlar vardır.

İplerle birbirlerine bağlanarak askerlerin gözetiminde başlatılan bu yolculuk, 3.200 metre yükseklikte, Ovacık sınırlarında yer alan ıssız bir dağ geçidi olan Zini Gediği’nde son bulur.

8 Ağustos 1938’de, getirilenlerin hepsi burada, yargısız infazla kurşuna dizilir. Cesetleri açıkta bırakılır; kurda, kuşa, yılanlara yem olsun diye tozun, toprağın içinde öylece terk edilir.

Bu ıssız dağlarda 97 köylü katledilirken, aileleri de bilinmez bir yolculuğa, sürgüne gönderilir.

Zini Gediği, yıllarca “yasak bölge” ilan edildiği için aileler ne sevdiklerinin mezarına ulaşabilir ne de yas tutabilir. 1950’li yılların başında bölgeye ilk kez ulaşanlar, üst üste yığılmış kemiklerle karşılaşır.

Bu büyük acıyı unutturmamak, katledilen atalarımızı anmak ve yürütülen bu onurlu hafıza mücadelesine destek olmak için sizleri,
8 Ağustos Perşembe günü, saat 16.00’da, Erzincan Kılıçkaya’daki anma etkinliğine davet ediyoruz.

Zini Gediği İnisiyatifi”,

goes here. Edit or remove this text inline or in the module Content settings. You can also style every aspect of this content in the module Design settings and even apply custom CSS to this text in the module Advanced settings.