Rally Sivas 30th Anniversary

Madımak da yaşamını kaybeden canlarımızı Berlin ́de 30. yılında yoğun bir katılımla andık.
*”Dewleta Tırki ver ra ve nıka zalıme biye, barbare biye, gonewere biye. Pêê qul weşnayena Sevaji ‘93ine de Dewleta Tırki biye.
Qırkerdena Koçgiri’ 21ine de, Tertelê Dêsım ‘38i de, Qırkerdena Maraşi’ 78 de,Qırkerdena Çorumi ‘80 de, Qırkerdena Roboski’ 11ine de, Xovirardena Gezi’13ine de ki Dewleta Tırki biye.
Ma kerdenanê na dewleta barbare xovira nêkenime!
Gereke Devleta Tırki endi vengê ma bıheşno, hesav bıdo. Edelet wazenimeme, ewro na ruval ra itarime.
Zulmo ke Sevaj de biyo xovira nêkenime.”
———————————–
Madımak da yaşamını kaybeden canlarımızı Berlin ́de saygıyla, sevgiyle ve hasretle andık.
AABF ́nin çağrısı ile düzenlenen anma etkinliğine Siyasi parti temsilcileri, AABF yöneticileri, Berlin Alevi dernekleri, diğer sivil toplum kuruluşları ve basın yoğun ilgi gösterdi. Katliamı yapan ve yaptıranlar lanetlendi.
Yürüyüş Hermannplatz’dan başladı:
AABF ve Berlin Cem Evi’nin organizesi ve Kardeş Dernekler platformunun desteği ile düzenlenen yürüyüş Hermannplatz meydanından başladı. Etkinliğe binlerce katılım oldu.
AABF İnanç Kurulu Başkanı Celal Keykubat Dede,
AABF Yönetim Kurulu Üyesi Avukat İbrahim Emre,
Berlin Cem evi Başkanı Dr. Yüksel Özdemir,
Berlin Eyalet Parlamentosu Başkan Vekili Dr. Bahar Haghanipour’in,
Sol Patiden Sevim Dağdelen ve Pascal Meiser,
SPD’den Hakan Demir ve Derya Türk-Nachbaur,
AABF Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Hüseyin Kaya Turan,
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Kemal Karabulut,
Sivaslı Canlar Derneği Başkanı Cemal Boyraz
BDAJ Almanya adına Dilan Güler,
BDAS Almanya Eşit Başkanı Melinde Özgül birer anma konuşması yaptılar.
Yürüyüş Berlin Cem evi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül Dede’nin gülbangini verdiği Semah ile başladı. Yol boyunca sloganların atıldığı ve deyişlerin söylendiği yürüyüş Oranienplatz’da sonlandı. Oranienplatz’da Hüseyin Doğan, Anıl Sarpkaya, Seyit Doğan ve Anıl Aksu kısa bir dinleti sundular. Etkinlik Moderatörlüğünü İsmail Erol, Halit Büyükgöl ve Ercan Atmaca arkadaşlarımız yaptılar.
—————
*”30 yıl evvel bir kez daha Bilime, sanata, şiire, türküye saldırdılar, yaktılar.
Kardeşçe barış içinde yaşamayı beceremeyenler çürümüş zihniyetin temsilcileri, bugün de Kin ve nefret söylemi ile kendinden başkasının varlığına tahammül edemiyorlar. Ayrıştırmaya, yok saymaya ve katletmeye devam ediyorlar.
Laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti temelinde eşit yurttaşlık talep eden Kurumlarımızın altını boşalmak adına cem evleri ve derneklerimizi kendi Alevi inancını deforme, özünü kaybettirme, Aleviliği bir yerlere bağlama, yedekleme, bölüp, parçalama gayreti içindedirler.
Biz bu katliamda sorumlu olanları, katilleri serbest bırakanları ve davayı zaman aşımına uğratanları affetmiyoruz, affetmeyeceğiz!
Dersim TERTELE 38 ́i, Sivas 93 de ve tüm katliamlara adalet istiyoruz!
Travmaların bizde yarattığı acılar tazeliğini koruyor. Yitirdiklerimizin anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.”
———————
*FDG adına yapılan konuşmadan kısa notlar.
2 Temmuz 2023 Berlin

Who is allowed to remember?

Who is allowed to remember?

Who is allowed to remember?

Dear Ladies and Gentlemen, Dear Friends of Dersim,
It is with particular pleasure that I welcome you on behalf of the Federation of Dersim Communities in Europe. My name is Kemal Karabulut, and I chair this federation and am a member of the Dersim Kultur community in Berlin
Me ve xerdi, sıma xer ame!
In my mother tongue Zaza, this means: Hello, you are welcome.
We just heard a song that was also in my mother tongue Zaza. I listened to this song many times in my childhood. This funeral song was about a Dersim soldier who died in the Korean War. He was a distant relative of mine. It was written by his mother when her son came back dead and expresses your feelings. He was one of many infested Dersimers.
Turkey wanted to promote its admission to NATO by providing soldiers in the Korean War. Soldiers from minorities in Turkey were drafted for this purpose, and thus Dersimer as well.
(-)
I was completely shocked when I heard the number of victims in this war. Three to 4.5 million people died in the first “hot” conflict of the Cold War between 1950 and 1953 in Korea. I was aware that there was a Korean War, but the extent of the number of victims was unknown to me.
I mourn with you for the victims and share your pain with you.
(-)
About the story of Tertele in Dersim 1937/38:
On May 4, 1937, the Council of Ministers of the Grand National Assembly of Turkey issued a special decree entitled “Dersim Tenkil Decisions”. This date marked the official beginning of Tertele. This decision was recognized by the Dersimians as the starting point of Tertele, and from that day on, the Republic of Turkey launched a cruel military operation against Dersim.
It is undeniable that excessive military force was used in Dersim and a genocide was committed against the Kizilbash Alevis. In the summer of 1938, civilians were rounded up from their villages, shot in hundreds of different places with their hands and arms tied, or doused with oil and burned. Those who sought refuge in the mountain caves were wiped out by poisonous gases from Germany. The estimated number of people killed in these mass murders is 70,000, mainly women and children.
According to the Kemalist state ideology of the time, Dersim was to be “cleansed” both ethnically and religiously. A military state of emergency was imposed on Dersim, and in the winter of 1936/37 the army took control of the region to carry out the planned genocide. After 1938, the remaining families were forcibly resettled.
Since the genocide, commemorative events have been banned in Turkey. In recent years, however, on May 4, the anniversary of the attacks on Dersim in 1937/38, protests have been organized in various places in Turkey, which are harshly suppressed by security forces.
(-)
In the 60s, German industry needed workers, and people from different countries followed this call. They brought not only their labor with them, but also their history, culture and identity. The Dersimers are part of this group and were emotionally hurt by the Turkish side’s non-recognition of the true story.
Since its foundation in 1993, the Dersim Kultur Gemeinde Berlin has organized commemorative events, exhibitions, scientific conferences and concerts. For the past five years, we have gathered on May 4 with clergy of different religions, scientists, politicians, artists and representatives of various congregations in the prayer room of the Federal Parliament to commemorate. At this year’s memorial meeting, the Vice President of the Bundestag, Petra Pau, also gave a speech.
(-)
In 2014, we submitted an application for a Tertele monument Dersim 1937/38 in Berlin to the Friedrichshain-Kreuzberg district office:
This was approved by a majority and was presented to several commissions. We attracted attention in the media, both in Germany and in Turkey.
Despite resistance, a major symposium was held in 2018 in cooperation with the Kreuzberg Museum and with the participation of Freie Universität and Technische Universität Berlin.
We hope to unveil the monument on May 4, 2024.
What significance does commemoration have for the Dersim community?
On 22.11.2022, the Friedrichshain-Kreuzberg district council decided to send a commemorative letter to the Dersim community every year on May 4 and to publish it on its website. Such measures help to strengthen the emotional strength of the generations after 1938, who grew up with terrible war stories.
It is not just about a monument, but about the recognition of our history and culture. We strive to be integrated into society and seen. We want the dark sides of Turkish history to be illuminated, for the terrible past to be dealt with and for peace of mind to return.
Federation of Dersim Communities in Europe (FDG)

DÜZGÜN BABA İNANÇ VE KÜLTÜR ETKİNLĞİ

DÜZGÜN BABA İNANÇ VE KÜLTÜR ETKİNLĞİ

Sevgili Dersimliler ve Dersim Dostları, 19. DÜZGÜN BABA İNANÇ VE KÜLTÜR ETKİNLĞINE Hoş geldiniz
Biz ağırlıklı olarak Avrupa’da çalışmalar yürüten ve yüzü Dersim’e dönük bir kurumuz. 80 ́ li yılların ortalarına doğru örgütlenmeye başlayan Diaspora Dersimlilerinin, 2006 yılında kurmuş oldukları çatı örgütü olan Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) nin sizlere selamlarını ve aşkı muhabbetlerini getirdim.
Bugün burada Düzgün babaya niyaz adamak, Dersim kılamlarını hep beraber söylemek, Xızır’ın Kırmancki/Zazaca dilini konuşmak ve tarihsel geleneklerimizi yasatmak için bir aradayız.
Dersim birçok kavme, medeniyete ve inanca beşiklik etmiş bir kaledir. Düzgün Bava, Xızır, Munzur
Bava, Anafatma, Buyere “Jiar u Diyar “topraklarını mekan eylediler. Buradan yükselttiler yetmiş iki
Milletin Türküsünü. Kırmanciye Beleke dedikleri renga renk çiçeklerle bezeli bu insanlık bahçesini koruyup, besleyelim; sulayıp zenginleşmesine katkı sunalım!
Değerli canlar,
Bugün biliyoruz ki inancımız ve İnanç alanlarımız tehdit altındadır. Dağlarımız Maden şirketlerinin ablukası altındadır. Doğamız ve yaşam alanlarımız Adeta işgal altındadır. Coğrafyamız insansızlaştırılarak demografik yapısı değiştirilmek istenmektedirler .
Biz Avrupa dersim dernekler Federasyonu temsilcileri ve taraftarları olarak, tüm dersim kurumlarına ve dersimlilere huzurlarınızda bir kez daha seslenmek istiyoruz!
Gün ayrı durmak değil ortak mücadele günüdür, Gün dersime sahip çıkma günüdür, Gün inancımız olan Raq haqq ve Jiar u Diyarlarımıza sahip çıkma; Gün dilimize ve kimliğimizi sahiplenme günüdür diyoruz.
Dersim elden gidiyor!
Yarın çok geç olmadan gelin duygularımızı, amaçlarımızı, hedeflerimizi, acılarımızı, aklımızı, vicdanımızı ve mücadelemizi ortaklaştıralım. Dersimin geleceğini ortak mücadele ile şekillendirelim.
Biliriz ki Dersim bizim kutsal toprağımızdır. Onun yok edilmesi, bizlerin yetim kalması demektir.
Biz bir Avrupa örgütlenmesiyiz, ancak kurulduğumuz günden beri bir yanımız daima Dersim oldu. Yok edilmek istenen dillerimiz, kimliğimiz ve kişiliğimizi yasatmak ve uluslararası platformlara taşımak için önemli görevler üstlendik ve sesimizi yükselttik. Basta Dersim 37/38 Sözlü Tarih Projesinin, Dünyanın en büyük tarihi soykırımlar Arşivine sahip olan SHOAH vakfı arşivine alınması olmak üzere önemli tarihi adımlar attık. Tarihte ilk kez bir Resmi kurumun (Berlin Friedrichshein-Kreuzberg Belediyesi) TERTETE 38 ́i tanıması ve yüzleşilmesinin gerekliliğine vurgu yapması, çalışmalarımızın an itibari ile gelmiş olduğu aşamadır. Bu tarihsel adımı sizlere ve Dersim TERTELE ́sin de yitirdiğimiz masum u paklarımıza ulaştırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Sizden aldığımız güven ile yürüttüğümüz uluslararası diplomatik girişimlerimizi, hukuk ve adalet arayışımızı sürdüreceğiz!
Bu etkinliği düzenleyen Nazimiye belediye başkanı sayın Cafer Kırmızıçiçek ve tertip komitesi nezdinde, sanatçılarımızı ve emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Munzur özgür Akacak, akmaya devam edecek diyoruz.
Bize verdiğiniz destek ile kutsal topraklara hizmet ettik, etmeye devam edeceğiz.
FDG – Yönetim Kurulu 29 Temmuz 2023

Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi Duisburg 6.12.2024

Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi Duisburg 6.12.2024

Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi (DSTP)

Türkiye “de ve Avrupa” da Dersim örgütlerine ihtiyaç duyulmasının nedenleri sadece anadilin, inancın ve diğer kültürel değerlerin yitirilmesi ve Dersim coğrafyasının tehlikeye atılması değildi. Bu ana kültürel unsurlar kadar önemli olan başka bir faktör daha vardı:

“1938” gibi bir “dönüm noktası” ve bu tarihte yaşanan “etnik ve kültürel katliam” la “yüzleşme” meselesi var! Bu nedenle Dersim halkı için son yüzyılda “tarih” denildiğinde akla gelen ve tarihi dönüm noktası sayılabilecek iki önemli olay vardır:

Birincisi “1938”, ikincisi “1994”. Bu iki “dönüm noktası”nın her biri, yüzyıllardır Dersim’de yaşayan insanların varoluşunda önemli bir dönüm noktasını ve bu varoluşun temel kültürel unsurlarını temsil ediyor…

Türkçe’deki kurumsal adı “Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu” olan bu özgün ve bağımsız Dersim teşkilatı, bu bölümde ele alacağımız bu alanda tarihsel bir “akademik-bilimsel” çalışma başlatmıştır.

Bu çalışma, FDG’nin “Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi (DSTP)” adı altında yürüttüğü kurumsal bir projedir. Bu kurum ve çalışmaları Dersim halkına aittir ve bu projenin belli bir noktaya gelmesinin ve belli bir noktaya kadar başarılı olmasının sebebi ki “üç yüz seksen” den fazla kişiyle yapılan röportajlar halkın bu çalışmayı canı gönülden sahiplenmiş, maddi ve manevi olarak katkı sağlamış olmasıdır.

PROJE FIKRININ KÖKENI VE GELIŞIMI

“DST projesi başlamadan önce bu çalışmanın temelini oluşturan girişimler ve faaliyetler”

Okuyucunun bu süreci bir bütün olarak anlayabilmesi için, bu noktada, Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi “nden önce ve sonra, FDG” nin kuruluşundan önce ve sonra yapılan çalışmalara kısa bir genel bakış sunmanın yararlı olacağını düşünüyoruz:

Bu çalışmaların en kalıcı ve önemli sonucu hiç kuşkusuz 28 Ağustos 2009 tarihinde başlatılan ve ilk aşamasını 2012 yılında tamamlayan “Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi” dir (DSTP).

DSTP’nin “ilk” adımları

DSTP “nin ilk adımları 12 ve 14 Eylül 2008 tarihlerinde Almanya” nın Dortmund kentinde atılmıştır. FDG üyeleri, akademisyenler ve siyasetçilerin katıldığı toplantılarda, “Dersim Dokümantasyon ve Arşiv Merkezi” kurulması kararlaştırıldı.

2009 yılının ortalarında Dersimli Dicle Akar, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu “na (FDG) ‘Dersim Tertelesi’ nin Belgelenmesi ve Uluslararasılaşması” için somut bir proje sundu.

FDG bu proje teklifini “uygulanabilir” olarak kabul etti ve resmi olarak böyle bir projeyi başlatmaya karar verdi.

7 Haziran 2009 tarihinde, yine Bonn’da düzenlenen 4. Avrupa Dersim Kültür Festivali için açılan teklif çağrısında bu çalışmanın aciliyetine dikkat çekildi.

“Son tanıklar göçmeden elinizi uzatın” sloganıyla bir standın açılmasıyla ilk pratik adım atıldı.

DSTP komitesinin oluşturulma süreci

Dersim Dostları, Dersim ve Alevi topluluklarının katkı ve dayanışmaları ile 28 Ağustos 2009 tarihinde FDG-YK, Denetim, Disiplin ve İnanç Komitesi, dernek liderleri ve bazı şahsiyetlerin katıldığı bir toplantıda “DSTP Komitesi” kurulmuştur.
DSTP komitesi başlangıçta bir “akademik komite” olarak kurulmuştur. Bu komitede Filiz Aktaş, sosyolog Mehmet Yıldız ve eğitimci Dicle Akar yer aldı. Kısa bir süre sonra Dicle Akar, Clark Üniversitesi “nde soykırım konusunda dünyaca ünlü öğretim görevlisi olan Prof. Dr. Taner Akçam ile bir ilişki kurdu ve desteğini istedi.
DSTP Komitesi” nin
oluşturulma süreci Bu sayede Sayın Akçam, projenin “Akademik Komitesi” ne de dahil edilmiştir.

Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Leyla Neyzi ve FDG Başkanı Yaşar Kaya da komiteye katıldı.

“Mart 2010″da Cemal Taş, “Haziran 2010″da Mimar Sinan Üniversitesi’nden sosyolog Doç. Dr. Şükrü Aslan ve avukat Hüseyin Aygün DSTP komitesine katılmış ve çalışmalara aktif olarak katılmışlardır.

Ne yazık ki, DSTP Komitesi’ndeki bazı kişiler “işi kurumsuzlaştırmış ve kişisel bir boyuta oturtmuş”, “hesap verebilirlik açısından kurallara ve şeffaflığa uymamış”, FDG ve DSTP adına yetkilendirilmiş kişi ve kuruluşlar sorumluluklarını zamanında yerine getirmemiş ve belki de bu olumsuz durum bizim bilmediğimiz başka nedenlerle ortaya çıkmıştır.

“Bu proje (DSTP) ile FDG, ilk aşamada 1938 ‘in çağdaş tanıklarıyla yapılan sözlü görüşmeleri tamamlamak ve ikinci aşamada bu materyal ve ürünleri uluslararası araştırmacıların kullanımına sunmak istiyor…’.
Dersim 37/38 Tertelesi sözlü tarih belgeleri Shoah Vakfı” na teslim edildi.

Shoah Vakfı ile Anlaşma

BERLİN – Avrupa Dersim Dernekler Birliği’nin 2009 yılında başlattığı Dersim Tertelesi* sözlü tarih projesinin belgeleri, 17 Kasım’da Berlin’de düzenlenen bir toplantıyla katliam ve soykırımlarla ilgili arşiv tutan USC Shoah Vakfı’na teslim edildi. Toplantıya Cem Özdemir, SPD Milletvekili Sevim Aydın, Sol Parti’den Hakan Taş ve Berlin Kreuzberg Belediye Başkanı Clara Hermann da katıldı.

Söz konusu sözlü tarih çalışması, Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu ve Clark Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilmiş ve sekiz farklı ülkede yaşayan 1937-38 katliamlarından sağ kurtulanlarla 360 derece görüşme yapılmıştır.

AÇILIŞ ÖDÜLÜ CEM ÖZDEMİR OLDU: BÖYLE BİR SUÇLA KARŞI KOYMAK KOLAY DEĞİL

Açılış konuşmasını Almanya Tarım Bakanı Cem Özdemir yaptı. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür eden Özdemir, “Böyle bir suçla karşı karşıya kalmak kolay değil.

15 yıl boyunca çalıştılar ve hem Türkiye “de hem de diasporada 360 derece video kaydı yaptılar. Bunu tüm kalbimle takdir ediyorum.‘Çalışmada önemli bir katkı sağlayan Hasan Saltık’ a da teşekkür eden Özdemir,” Dersim Tertelesi kitabı için 10 yılını araştırma yapmak, arşivleri değerlendirmek, fotoğraf toplamak ve görgü tanıklarının raporlarını okumak için harcadı.

Özdemir konuşmasına şöyle devam etti: “2005 yılında bizzat Dersim’deydim. Bu bölgenin etkileyici zenginliğini gördüm. Munzur, Fırat, Kızılırmak gibi dağlar ve nehirler; Kurmançi, Zazaca, Türkçe, Ermenice gibi diller; Aleviler, Sünniler, Hıristiyanlık gibi dinler ve inançlar.

Ama Dersim’de yaşanan acıların ve devlet baskılarının tarihi de bir o kadar uzun. Açık ve demokratik bir toplum için, pogromların, katliamların ve soykırımların olmadığı bir gelecek için mücadele ediyorsak, enerjik bir sivil topluma ihtiyacımız var. Avrupa Dersim Derneği ve USC Shoah Vakfı bunun mükemmel örnekleridir.”

KARABULUT: DEMOKRASİ İÇİN BİR DÖNÜM NOKTASI

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu 2’nci Başkanı Kemal Karabulut ise yaptığı konuşmada, Dersim katliamına tanıklık edenlerin çocuklarının yıllarca acı bir sessizlik içinde büyüdüğünü anlattı.

“Tarif edilemez acıya rağmen, kan ve intikam aramayacağız.” Dersim halkının talepleri mütevazı, rasyonel ve karşılanması kolay” diyen Karabulut, “Dersim Tertelesi’yi belli bir siyasi ideolojinin perspektifinden değerlendirmek gibi basit bir yaklaşımla ele almak yerine, durum budur” dedi.

“Bu, sorumlu hissetmekle ilgili.” “Bu sözlü görüşme tutanaklarının dünyanın en büyük görsel arşivi olan ŞOAH VAKFI ‘na törenle teslim edilmesi de Türkiye’ de demokrasi tarihinde bir dönüm noktası olarak görülebilir.”

BU AŞAMAYA NASIL GELDIK?

Dersim Tertelesi Sözlü Tarih Projesi sözcüleri Dicle Akar ve Hasan Dursun, katliam mağdurlarının çocukları ve torunları olarak iki yıl boyunca başlattıkları çalışma için 1938 katliamının ardından 8 farklı ülkede 350 mağdurla 700 saate varan kayıt yapıldığını belirtti

Çok sayıda gönüllünün yanı sıra Prof. Dr. Taner Akçam, Prof. Dr. Deborah Dwork, Prof. Dr. Martin van Bruinessen, Prof. Hans Lukas Kieser ve Karen Jungblut “tan oluşan Bilimsel Danışma Kurulu” nun da destek sözü verdiğini açıkladılar.

SHOAH VAKFI KATLIAM VE SOYKIRIM BELGELERINI TOPLADI

Toplantıya USC Shoah Vakfı müdür yardımcısı Dr. katıldı. Kori Street konuşmasına, “USC Shoah Vakfı ile Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu arasındaki ortaklığı bugün kamuoyuna duyurmaktan onur ve memnuniyet duyuyorum” diyerek başladı.

Vakfın 1994 yılında “Sindler’in Listesi” filminin yapımından sonra kurulduğunu belirten Dr. K. Street, vakfın soykırımdan kurtulanların ve tanıkların ifadelerini kaydetmek, onları sonsuza kadar korumak, bu anıları eğitim ve araştırma yoluyla canlı tutmak için kurulduğunu söyledi.

Dr. Dersim Federasyonu tarafından USC Shoah Vakfı’na verilen röportajları almaktan onur duyduğunu söyledi. Street, “Bu ilgi çekici tanıklıklar, 55.000 diğer tanık röportajıyla birlikte, dünya çapında erişilebilir olmaları için görsel tarih arşivimizde korunacak, dijitalleştirilecek ve indekslenecek” dedi.

TERTELE NEDIR?

Dersim halkı doğal afeti, depremi “deprem” olarak tanımladığı gibi, 1937/38 katliamını da yani yaşadığı toplumsal felaketi “tertele” olarak tanımlıyor.

Tertele uzun süre bir katliam/katliam olarak tanımlanırken, başta FDG (Avrupa Dersim Federasyonu) olmak üzere Dersim kurumları bu soykırım tanımlamasından yetinmiş ve soykırımı “Tertele” olarak kavramsallaştırmıştır.

Etkinliğin değerlendirilmesi

• “Dersim 1937–1938: Sözlü Tarih Projesi” 06.12.2024 tarihinde Duisburg’da
• BDAJ-NRW e.V.’nin Kiriv 4.0 projesi kapsamında, 6 Aralık 2024 tarihinde Dersim Gemeinde Westfalia e.V. ve Zentrum für Kultur Hochfeld (SGDV e.V.) ile ortak bir bilgilendirme etkinliği düzenlendi. Etkinlik, bu vesileyle kiralanan ve derneğin desteğiyle tasarlanan Suryoye Ruhrgebiet e.V.’nin tesislerinde gerçekleştirildi.
• Gecenin ana teması “Dersim 1937–1938: Sözlü Tarih Projesi – DSTP” idi. Dersim Cemaatleri Federasyonu’ndan (FDG) İsmail Yüceer konuşmacı olarak davet edildi. Etkinlik, saat 18.00’den kısa bir süre sonra konuşmacının konuşmasıyla başladı. İlk olarak, Sayın Yüceer, 1926’dan itibaren Dersim soykırımının kronolojik bir değerlendirmesini yaptı. Dersim’de yaşananlarla ilgili kronolojik bilgiler sundu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan sonra yazılan raporlara dikkat çekti. Daha sonra Avrupa Dersim Toplulukları Federasyonu’nun (FDG) Dersim Travma Projesi’nin (DSTP) önünü açan ve önemli katkılar sağlayan faaliyetlerini anlattı.
• Gecenin ilerleyen döneminde, kendisini gecenin asıl konusu olan “Dersim 1937–1938” sözlü tarih projesine ayrıntılı olarak adadı. Etkinlik büyük bir ilgiyle karşılaştı. 40 “tan fazla katılımcı dersi dikkatle dinledi ve ardından konuşmacıya çok sayıda soru sorma fırsatı buldu. Canlı tartışmalar, konunun öneminin ve bu olayların tarihsel olarak yeniden değerlendirilmesine yönelik geniş ilginin altını çizdi. Birçok genç katılımcının aktif katılımı özellikle memnuniyet vericiydi. Örneğin, Demenan aşiretine mensup genç bir siyaset bilimci, çevresinde Dersim” deki soykırım hakkında değerli raporlar sunabilecek birçok çağdaş tanık tanıdığı için sözlü tarih projesinin ikinci aşamasının başlatılması çağrısında bulundu.
• Akşam, derinlemesine düşünme ve daha fazla tartışma için alan sunan açık bir fikir alışverişi ile sona erdi. Bu etkinlik, hatırlama kültürüne önemli bir katkı sağladı ve nesiller arası diyaloğu teşvik etti. Avrupa Dersim Belediyeler Federasyonu ve Westfalia Dersim Belediyesi’nin Kiriv “Kiriv 5.0” projesi ile gelecekte tekrar birlikte çalışabilmelerini umuyoruz.
• Bize destek veren tüm katılımcı ve kuruluşlara teşekkür ederiz.
• Dersim Gemeinde Westfalia e.V.

”Dersim Tertelesi” Berlin Parlamentosu’nda

”Dersim Tertelesi” Berlin Parlamentosu’nda

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Sol Parti ile birlikte 1938’de gerçekleşen ve “” Dersim Tertelesi “” olarak adlandırılan olayları, çok sayıda bilim adamı ve politikacının katılımı ile 17 Mayıs Salı günü Berlin Eyalet Parlamentosu’nda tartışacak

”Dersim Tertelesi” Berlin Parlamentosu’nda

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Sol Parti ile birlikte 1938’de gerçekleşen ve “” Dersim Tertelesi “” olarak adlandırılan olayları, çok sayıda bilim adamı ve politikacının katılımı ile 17 Mayıs Salı günü Berlin Eyalet Parlamentosu’nda tartışılacak.

“” Dersim İsyanı “” veya “” Dersim Katliamı “” olarak da anılan olaylar, günümüz adıyla Tunceli’de 1938 yılında merkezi hükümetle Dersim aşiretleri arasındaki anlaşmazlıklar sonucu yaşanmıştır ve dönemin Türk hükümetinin uyguladığı sert politikayı kapsamaktadır.

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, temel olarak 4 Mayıs ”Dersim Tertelesi” ‘nin anma günü olarak kabul edilmesini ve resmen özür dilenmesini istemektedir. Ayrıca, 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Dersim Seyitleri’nin mezar yerlerinin, 1938 tarihinde evlatlık verilen Dersimli yetim çocukların tam listesinin açıklanmasını ve TBMM’de ‘1937-38 Dersim Tertelesi’ni Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını talep etmektedir.

17 Mayıs günü Berlin Eyalet Parlamentosu’nda gerçekleşecek tartışmaya birçok araştırma görevlisi ile diğer etnik ve inançsal azınlıkların temsilcilerinin yanı sıra Yeşiller partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Berlin Mitte Belediye Başkanı Dr. Cristian Hanke, Kreuzberg Belediye Başkanı Dr. Franz Schutz, Sol Parti milletvekili Kadriye Karcı ve Sol Parti Eyalet eski milletvekili Hüseyin Kenan Aydın da katılacak.

Tartışma, 17 Mayıs 2011 salı günü Niederkirchnerstr. 5’te saat 10:00’da başlayacak.

Haber-Com