Dersim’de 10 bin 557 mayın bulunmaktadır.

Dersim’de 10 bin 557 mayın bulunmaktadır.

Dersim’de 10 bin 557 mayın bulunmaktadır.

Dersim’de 10 bin mayın: 10 yılda 10 kişi öldü.

Dersim’de son 10 yılda 4’ü çocuk 10 kişi mayın nedeniyle hayatını kaybetti. Hukukçular ve insan hakları savunucularının açıklamalarına göre, Dersim’de bulunan 10 bin 557 mayının temizlenmesi çağrısı yapıyoruz!

DERSİM – Birleşmiş Milletlere 2004’te sunulan raporlara göre Dersim’de 10 bin 557 adet kara mayını/anti-personel mayın bulunuyor. Güvenlik gerekçesiyle karakol çevrelerine, geçiş noktalarına ve yerleşim yerlerinde bulunan askeri alanlara yerleştirilen mayınların sel ve heyelan sebebiyle bilinen yerinin uzağına taşınması can güvenliği için risk olmaya devam ediyor. Türkiye’nin taraf olduğu Ottawa Sözleşmesi’ne göre 1 Mart 2004 tarihinden itibaren mayınların imhasına başlamış olması planlanıyordu ancak bugüne kadar mayınların imhası için herhangi bir girişimde bulunulmadı.

İÇ GÜVENLİK MAKSADIYLA EN ÇOK ENVANTER DERSİM’DE
Türkiye Barolar Birliği Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu üyesi olan ve Dersim’deki mayın tehdidine ilişkin birçok suç duyurusunda bulunan Avukat Barış Yıldırım, Türkiye’nin taraf olduğu sözleşmeye göre ülkede bulunan mayınları imha etmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Fakat Türkiye şu ana kadar mayınları maalesef imha edemedi. Birleşmiş Milletler’e sunulmuş envantere göre ilimizde saptanmış 10 bin 557 adet anti-personel mayını var. Bu mayınlar Türkiye’de iç güvenlik maksadıyla bir ilde en çok kullanılan envanterin burada olduğu anlamına geliyor. Bu mayınlar Aktuluk, YİBO yatılı okulların yanına da yerleştirilmiş. Mayınların imha edilmesi için çeşitli girişimlerimiz ve suç duyurularımız oldu. İlimizde can kaybı da meydana geldi mal güvenliği de ihlal edildi. Köylere geri dönüş oldu fakat ilimizde pek çok köy hala boş. Mayınlar sebebiyle de insan hakları ihlallerinin, yaşam hakkı ihlallerinin meydana gelebileceğini düşünüyorum. Bu konuda da Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’e verdiği taahhütleri bir an önce yerine getirmesi gerekiyor.”

ANTİ PERSONEL KARA MAYINI ÇOCUKLARI ÖLDÜRÜYOR
Anti-personel kara mayınlarının kişiye yönelik mayınlar olduğuna dikkat çeken Mayınsız bir Türkiye Girişimi Koordinatörü Muteber Öğreten, bu silahları diğer geleneksel silahlardan ayıran en önemli özelliğin bizzat mağdurun kendisinin teması ile harekete geçmesi olduğunu belirtti. Mayın sebebiyle yaşanan ölümlere şuna dikkat çeken Öğreten, “Anti-personel kara mayınlarının esas olarak sivillerin özel olarak ise çocukların ölümüne yol açan silahlardır. Mayınlı alanlardaki yerleşim birimlerinde yaşayan sivillerin ve çocukların bu alanlara girişi engellenmeli; sivillere ve çocuklara yönelik mayın risk eğitimleri başlatılmalı” ifadelerini kullandı.

MAYIN TEMİZLİĞİ İÇİN BİR PROGRAM YOK

Mayın vakalarının en çok iç bölgelerde yaşandığını belirten Öğreten, “Esas olarak iç bölgelerdeki mayınların temizlenmesi gerekmekte. Tunceli’deki mayınların temizliği son derece önemli. Meralardaki, yaylalardaki mayınlar siviller için büyük tehlike oluşturuyor. Dolayısıyla eğer insani bir mayın temizliğinden söz ediyor isek, bu temizliğin öncelikle iç bölgelerden başlatılması gerekir. Oysa bu bölgeler, Türkiye’nin mayın temizliği programında, en son ele alınacak bölgeler olarak belirtiliyor. Mayınsız Bir Türkiye Girişimi olarak bu bölgelerin öncelikli bölgeler olarak yer alması gerektiğini söylüyoruz ”dedi.

MAYIN MAĞDURLARI TOPLUMA YENİDEN KAZANDIRILMALI

İçişleri Bakanlığı’nın 1984 ile 2010 yılı arasını kapsayan bir raporuna göre 6 bin 360 kişi anti-personel kara mayını nedeniyle ölen ve yaralananlar oldu. Mayınların döşendiği 1950 yılından bu yana ölen ya da yaralananların sayısının 10 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Öğreten, sözlerine şöyle devam etti: “Bu konuda Türkiye’de bir veri tabanı bulunmuyor. Dolayısıyla net bir sayı vermek mümkün değil. Mayın mağdurlarının topluma yeniden kazandırılması, onların hem engelli haklarından kaynaklı hem de bu sözleşmede yer alan durumlarından kaynaklı olarak da haklarının yasal bir çerçeve içerisinde sunulması gerekir.”

DERSİM’DE 10 KİŞİ MAYIN SONUCU HAYATINI KAYBETTİ

Dersim’de son olarak 2019 yılında Ovacık Belgeç köyünde Ayaz ve Nupelda kardeşler oyun oynarken patlayıcı maddenin infilak etmesi sonucu yaşamını yitirmişti. İnsan Hakları Derneği Dersim Şubesi raporlarına göre 1993 yılı itibarıyla yerleşim yerlerindeki mayınlar sebebiyle 4’ü çocuk 10 kişi hayatını kaybederken, 2’si çocuk 4 kişi de sakat kaldı. Askeri eğitim alanlarının yerleşim yerlerine yakın olmasından kaynaklı oluşan tehlikeye dikkat çeken İnsan Hakları Derneği yöneticisi Hüseyin Yaşar Sezgin de mayın tehdidine ilişkin şu uyarıda bulundu: “Mayınların temizlenmemesi Dersim’de ve bölgede her geçen gün ölüm riskini artırmaktadır. Söz konusu vakaların da yeniden yaşanmaması için Türkiye’nin taraf olduğu Ottawa Sözleşmesi’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi, masum ve korunmasız sivillerden ve özellikle çocuklardan oluşan yüzlerce kişiyi öldüren veya sakat bırakan mayınların ivedilikle temizlenmesi gerekiyor.”
Duygu Kıt ́ın Haberi, 9 Eylül 2023

”Dersim Tertelesi” Berlin Parlamentosu’nda

”Dersim Tertelesi” Berlin Parlamentosu’nda

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Sol Parti ile birlikte 1938’de gerçekleşen ve ”Dersim Tertelesi” olarak adlandırılan olayları, çok sayıda bilim adamı ve politikacının katılımı ile 17 Mayıs Salı günü Berlin Eyalet Parlamentosu’nda tartışacak

”Dersim Tertelesi” Berlin Parlamentosu’nda

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, Sol Parti ile birlikte 1938’de gerçekleşen ve ”Dersim Tertelesi” olarak adlandırılan olayları, çok sayıda bilim adamı ve politikacının katılımı ile 17 Mayıs Salı günü Berlin Eyalet Parlamentosu’nda tartışılacak.

”Dersim İsyanı” veya ”Dersim Katliamı” olarak da anılan olaylar, günümüz adıyla Tunceli’de 1938 yılında merkezi hükümetle Dersim aşiretleri arasındaki anlaşmazlıklar sonucu yaşanmıştır ve dönemin Türk hükümetinin uyguladığı sert politikayı kapsamaktadır.

Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu, temel olarak 4 Mayıs ”Dersim Tertelesi” ‘nin anma günü olarak kabul edilmesini ve resmen özür dilenmesini istemektedir. Ayrıca, 15 Kasım 1937 tarihinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Dersim Seyitleri’nin mezar yerlerinin, 1938 tarihinde evlatlık verilen Dersimli yetim çocukların tam listesinin açıklanmasını ve TBMM’de ‘1937-38 Dersim Tertelesi’ni Araştırma Komisyonu’nun kurulmasını talep etmektedir.

17 Mayıs günü Berlin Eyalet Parlamentosu’nda gerçekleşecek tartışmaya birçok araştırma görevlisi ile diğer etnik ve inançsal azınlıkların temsilcilerinin yanı sıra Yeşiller partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir, Berlin Mitte Belediye Başkanı Dr. Cristian Hanke, Kreuzberg Belediye Başkanı Dr. Franz Schutz, Sol Parti milletvekili Kadriye Karcı ve Sol Parti Eyalet eski milletvekili Hüseyin Kenan Aydın da katılacak.

Tartışma, 17 Mayıs 2011 salı günü Niederkirchnerstr. 5’te saat 10:00’da başlayacak.

Haber-Com

Kimin hatırlamasına izin verilir?

Kimin hatırlamasına izin verilir?

Kimin hatırlamasına izin verilir?

Sayın Bayanlar ve Baylar, Sevgili Dersim Dostları,
Avrupa Dersim Cemaatleri Federasyonu adına sizleri ayrı bir memnuniyetle karşılıyorum. İsmim Kemal Karabulut, bu federasyonun başkanlığını yapıyorum ve Berlin’deki Dersim Kültür Cemaati’nin bir üyesiyim
Me ve xerdi, sıma xer ame!
Anadilim Zaza’da bu şu anlama gelir: Merhaba, rica ederim.
Az önce yine anadilim olan Zaza’da bir şarkı duyduk. Dieses Lied habe ich in meiner Kindheit oft gehört. Bei diesem Trauerlied ging es um einen im Koreakrieg ums Leben gekommenen Dersimer Soldat. Er war ein entfernter Verwandter von mir. Es wurde von seiner Mutter geschrieben als Ihr Sohn tot zurückkam und drückt Ihre Gefühle aus. O, istila edilmiş birçok Dersimer’den biriydi.
Türkiye, Kore Savaşı’na asker sağlayarak NATO’ya kabulünü teşvik etmek istedi. Türkiye’deki azınlıklara mensup askerler bu amaçla askere alındı ve dolayısıyla Dersimer de askere alındı.
(-)
Bu savaşta ölenlerin sayısını duyduğumda tamamen şok oldum. Drei bis 4,5 Millionen Menschen kamen im ersten „heißen“ Konflikt des Kalten Krieges zwischen 1950 und 1953 in Korea ums Leben. Kore Savaşı olduğunun farkındaydım, ancak kurbanların sayısının boyutu benim için bilinmiyordu.
Kurbanlar için sizinle birlikte yas tutuyorum ve acınızı sizinle paylaşıyorum.
(-)
Dersim 1937/38’deki Tertele’nin hikayesi hakkında:
4 Mayıs 1937’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Bakanlar Kurulu, “Dersim Tenkil Kararları” başlıklı özel bir kararname yayınladı. Dieses Datum markierte den offiziellen Beginn des Tertele. Bu karar Dersimliler tarafından Tertele’nin başlangıç noktası olarak kabul edildi ve o günden itibaren Türkiye Cumhuriyeti Dersim’e karşı acımasız bir askeri operasyon başlattı.
Dersim’de aşırı askeri güç kullanıldığı ve Kızılbaş Alevilerine karşı bir soykırım yapıldığı inkar edilemez. Im Sommer 1938 wurden Zivilisten aus ihren Dörfern zusammengetrieben, an hunderten verschiedenen Orten mit gefesselten Händen und Armen erschossen oder mit Öl übergossen und verbrannt. Diejenigen, die Zuflucht in den Berghöhlen suchten, wurden durch giftige Gase aus Deutschland ausgelöscht. Bu toplu katliamlarda öldürülen insan sayısı, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 70.000’dir.
Dönemin Kemalist devlet ideolojisine göre Dersim hem etnik hem de dini açıdan “temizlenecekti”. Ein militärischer Ausnahmezustand wurde über Dersim verhängt, und im Winter 1936/37 übernahm die Armee die Kontrolle über die Region, um den geplanten Völkermord durchzuführen. 1938’den sonra, kalan aileler zorla yeniden yerleştirildi.
Soykırımdan bu yana Türkiye’de anma etkinlikleri yasaklandı. Ancak son yıllarda, 1937/38’de Dersim’e yönelik saldırıların yıldönümü olan 4 Mayıs’ta, Türkiye’nin çeşitli yerlerinde protestolar düzenlendi ve bu protestolar güvenlik güçleri tarafından sert bir şekilde bastırıldı.
(-)
60’lı yıllarda Alman sanayisinin işçilere ihtiyacı vardı ve farklı ülkelerden insanlar bu çağrıya uydu. Sie brachten nicht nur ihre Arbeitskraft mit, sondern auch ihre Geschichte, Kultur und Identität. Dersimer ailesi de bu grubun bir parçası ve Türk tarafının gerçek hikayeyi tanımaması nedeniyle duygusal olarak incindiler.
Dersim Kultur Gemeinde Berlin, 1993 yılındaki kuruluşundan bu yana anma etkinlikleri, sergiler, bilimsel konferanslar ve konserler düzenlemiştir. In den letzten fünf Jahren versammeln wir uns am 4. Mai mit Geistlichen verschiedener Religionen, Wissenschaftlern, Politikern, Künstlern und Vertretern verschiedener Gemeinden im Andachtsraum des Bundesparlaments, um zu gedenken. Bu yılki anma toplantısında Federal Meclis Başkan Yardımcısı Petra Pau da bir konuşma yaptı.
(-)
2014 yılında, Berlin’deki Dersim 1937/38 Tertele anıtı için Friedrichshain-Kreuzberg bölge ofisine bir başvuruda bulunduk:
Bu çoğunluk tarafından onaylandı ve birkaç komisyona sunuldu. Hem Almanya’da hem de Türkiye’de medyada dikkat çektik.
Direnişe rağmen, 2018 yılında Kreuzberg Müzesi ile işbirliği içinde ve Freie Universität ve Technische Universität Berlin’in katılımıyla büyük bir sempozyum düzenlendi.
Anıtın açılışını 4 Mayıs 2024’te yapmayı umuyoruz.
Dersim halkı için anmanın önemi nedir?
22.11.2022 tarihinde Friedrichshain-Kreuzberg ilçe meclisi, her yıl 4 Mayıs’ta Dersim cemaatine bir anma mektubu gönderilmesine ve web sitesinde yayınlanmasına karar verdi. Bu tür önlemler, korkunç savaş hikayeleriyle büyüyen 1938’ten sonraki nesillerin duygusal gücünü güçlendirmeye yardımcı olur.
Bu sadece bir anıtla ilgili değil, tarihimizin ve kültürümüzün tanınmasıyla ilgili. Wir streben danach, in die Gesellschaft integriert und gesehen zu werden. Türk tarihinin karanlık yüzlerinin aydınlanması, korkunç geçmişin yüzleşilmesi ve iç huzurun geri dönmesini istiyoruz.
Avrupa Dersim Cemaatleri Federasyonu (FDG)

DÜZGÜN BABA İNANÇ VE KÜLTÜR ETKİNLĞİ

DÜZGÜN BABA İNANÇ VE KÜLTÜR ETKİNLĞİ

Sevgili Dersimliler ve Dersim Dostları, 19. DÜZGÜN BABA İNANÇ VE KÜLTÜR ETKİNLĞİNE Hoş geldiniz
Biz ağırlıklı olarak Avrupa’da çalışmalar yürüten ve yüzü Dersim’e dönük bir kurumuz. 80 ́ li yılların ortalarına doğru örgütlenmeye başlayan Diaspora Dersimlilerinin, 2006 yılında kurmuş oldukları çatı örgütü olan Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) nin sizlere selamlarını ve aşkı muhabbetlerini getirdim.
Bugün burada Düzgün babaya niyaz adamak, Dersim kılamlarını hep beraber söylemek, Xızır’ın Kırmancki/Zazaca dilini konuşmak ve tarihsel geleneklerimizi yasatmak için bir aradayız.
Dersim birçok kavme, medeniyete ve inanca beşiklik etmiş bir kaledir. Düzgün Bava, Xızır, Munzur
Bava, Anafatma, Buyere “Jiar u Diyar “topraklarını mekan eylediler. Buradan yükselttiler yetmiş iki
Milletin Türküsünü. Kırmanciye Beleke dedikleri renga renk çiçeklerle bezeli bu insanlık bahçesini koruyup, besleyelim; sulayıp zenginleşmesine katkı sunalım!
Değerli canlar,
Bugün biliyoruz ki inancımız ve İnanç alanlarımız tehdit altındadır. Dağlarımız Maden şirketlerinin ablukası altındadır. Doğamız ve yaşam alanlarımız Adeta işgal altındadır. Coğrafyamız insansızlaştırılarak demografik yapısı değiştirilmek istenmektedirler .
Biz Avrupa dersim dernekler Federasyonu temsilcileri ve taraftarları olarak, tüm dersim kurumlarına ve dersimlilere huzurlarınızda bir kez daha seslenmek istiyoruz!
Gün ayrı durmak değil ortak mücadele günüdür, Gün dersime sahip çıkma günüdür, Gün inancımız olan Raq haqq ve Jiar u Diyarlarımıza sahip çıkma; Gün dilimize ve kimliğimizi sahiplenme günüdür diyoruz.
Dersim elden gidiyor!
Yarın çok geç olmadan gelin duygularımızı, amaçlarımızı, hedeflerimizi, acılarımızı, aklımızı, vicdanımızı ve mücadelemizi ortaklaştıralım. Dersimin geleceğini ortak mücadele ile şekillendirelim.
Biliriz ki Dersim bizim kutsal toprağımızdır. Onun yok edilmesi, bizlerin yetim kalması demektir.
Biz bir Avrupa örgütlenmesiyiz, ancak kurulduğumuz günden beri bir yanımız daima Dersim oldu. Yok edilmek istenen dillerimiz, kimliğimiz ve kişiliğimizi yasatmak ve uluslararası platformlara taşımak için önemli görevler üstlendik ve sesimizi yükselttik. Basta Dersim 37/38 Sözlü Tarih Projesinin, Dünyanın en büyük tarihi soykırımlar Arşivine sahip olan SHOAH vakfı arşivine alınması olmak üzere önemli tarihi adımlar attık. Tarihte ilk kez bir Resmi kurumun (Berlin Friedrichshein-Kreuzberg Belediyesi) TERTETE 38´i tanıması ve yüzleşilmesinin gerekliliğine vurgu yapması, çalışmalarımızın an itibari ile gelmiş olduğu aşamadır. Bu tarihsel adımı sizlere ve Dersim TERTELE´sin de yitirdiğimiz masum u paklarımıza ulaştırmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Sizden aldığımız güven ile yürüttüğümüz uluslararası diplomatik girişimlerimizi, hukuk ve adalet arayışımızı sürdüreceğiz!
Bu etkinliği düzenleyen Nazimiye belediye başkanı sayın Cafer Kırmızıçiçek ve tertip komitesi nezdinde, sanatçılarımızı ve emek veren herkese sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Munzur özgür Akacak, akmaya devam edecek diyoruz.
Bize verdiğiniz destek ile kutsal topraklara hizmet ettik, etmeye devam edeceğiz.
FDG – Yönetim Kurulu 29 Temmuz 2023

Kundgebung Sivas 30. Jahrestag

Madımak da yaşamını kaybeden canlarımızı Berlin ́de 30. yılında yoğun bir katılımla andık.
*”Dewleta Tırki ver ra ve nıka zalıme biye, barbare biye, gonewere biye. Pêê qul weşnayena Sevaji ‘93ine de Dewleta Tırki biye.
Qırkerdena Koçgiri’ 21ine de, Tertelê Dêsım ‘38i de, Qırkerdena Maraşi’ 78 de,Qırkerdena Çorumi ‘80 de, Qırkerdena Roboski’ 11ine de, Xovirardena Gezi ‘13ine de ki Dewleta Tırki biye.
Ma kerdenanê na dewleta barbare xovira nêkenime!
Gereke Devleta Tırki endi vengê ma bıheşno, hesav bıdo. Edelet wazenimeme, ewro na ruval ra itarime.
Zulmo ke Sevaj de biyo xovira nêkenime.’
———————————–
Madımak da yaşamını kaybeden canlarımızı Berlin ́de saygıyla, sevgiyle ve hasretle andık.
AABF ́nin çağrısı ile düzenlenen anma etkinliğine Siyasi parti temsilcileri, AABF yöneticileri, Berlin Alevi dernekleri, diğer sivil toplum kuruluşları ve basın yoğun ilgi gösterdi. Katliamı yapan ve yaptıranlar lanetlendi.
Yürüyüş Hermannplatz” dan başladı:
AABF ve Berlin Cem Evi “nin organizesi ve Kardeş Dernekler platformunun desteği ile düzenlenen yürüyüş Hermannplatz meydanından başladı. Etkinliğe binlerce katılım oldu.
AABF İnanç Kurulu Başkanı Celal Keykubat Dede,
AABF Yönetim Kurulu Üyesi Avukat İbrahim Emre,
Berlin Cem evi Başkanı Dr. Yüksel Özdemir,
Berlin Eyalet Parlamentosu Başkan Vekili Dr. Bahar Haghanipour” in,
Sol Patiden Sevim Dağdelen ve Pascal Meiser,
SPD “den Hakan Demir ve Derya Türk-Nachbaur,
AABF Kuzey Bölgesi Genel Sekreteri Hüseyin Kaya Turan,
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu Başkanı Kemal Karabulut,
Sivaslı Canlar Derneği Başkanı Cemal Boyraz
BDAJ Almanya adına Dilan Güler,
BDAS Almanya Eşit Başkanı Melinde Özgül birer anma konuşması yaptılar.
Yürüyüş Berlin Cem evi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül Dede” nin gülbangini verdiği Semah ile başladı. Yol boyunca sloganların atıldığı ve deyişlerin söylendiği yürüyüş Oranienplatz’da sonlandı. Oranienplatz’da Hüseyin Doğan, Anıl Sarpkaya, Seyit Doğan ve Anıl Aksu kısa bir dinleti sundular. Etkinlik Moderatörlüğünü İsmail Erol, Halit Büyükgöl ve Ercan Atmaca arkadaşlarımız yaptılar.
—————
*“30 yıl evvel bir kez daha Bilime, sanata, şiire, türküye saldırdılar, yaktılar.
Kardeşçe barış içinde yaşamayı beceremeyenler çürümüş zihniyetin temsilcileri, bugün de Kin ve nefret söylemi ile kendinden başkasının varlığına tahammül edemiyorlar. Ayrıştırmaya, yok saymaya ve katletmeye devam ediyorlar.
Laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti temelinde eşit yurttaşlık talep eden Kurumlarımızın altını boşalmak adına cem evleri ve derneklerimizi kendi Alevi inancını deforme, özünü kaybetme, Aleviliği bir yerlere bağlama, yedekleme, bölüp, parçalama gayreti içindedirler.
Biz bu katliamda sorumlu olanları, katilleri serbest bırakanları ve davayı zaman aşımına uğratanları affetmiyoruz, affetmeyeceğiz!
Dersim TERTELE 38 ́i, Sivas 93 de ve tüm katliamlara adalet istiyoruz!
Travmaların bizde yarattığı acılar tazeliğini koruyor. Yitirdiklerimizin anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.”
———————
*FDG adına yapılan konuşmadan kısa notlar.
2 Temmuz 2023 Berlin

Sılo Qız

Sılo Qız

Sılo Qız

Der Schriftsteller Cemal Taş, der in Dersim Studien zur mündlichen Geschichte durchführt, schrieb über die Volkssängerin Sılo Qız, die ihr Leben verlor.

Cemal TAŞ *

Im Land des Friedens, der Freiheit und der Gleichheit in dem Land, in dem heilige Besuche, der Himmel der Erde, die Wasserfälle, die Berge und die Hügel als heilig gelten… Dieses Land wurde in dem Land geboren, in dem Käfer, tausend und eine Blumen, Bäume, Vögel, Haus- und Wildtiere und Völker dafür bekannt waren, freundlich zueinander zu sein. Im Land Kirmanciye.

Silo Qiz’ Großmutter; Er ist sehr neugierig, ob seine Kinder andere sind (der Dichter, der den Kilam komponiert, derjenige, der singt und derjenige, der in der Klage rezitiert). Ein Jahr wartet er auf den 21. März; Sie warten, weil die Einheimischen glauben, dass an diesem Tag alle Bäume ihre Äste auf den Boden beugen und sich auf dem heiligen Boden niederwerfen und die Schrift in dieser engen Zeit auf den Baum werfen werden, und der Wunsch des Wunsches wird wahr werden. An diesem Tag ging ihre Großmutter und warf ihren Beutel auf die Spitze des sich verbiegenden Baumes, bat ihn um einen Wunsch und sagte: “Mein Wunsch ist, dass meine Kinder und Enkelkinder anders sein werden.”

Sein Wunsch wird erfüllt werden, und seine Söhne und Enkel werden immer unterschiedlich sein. Sie werden Geigenmeister, sie klagen so sehr, dass sie den Menschen das Herz brechen. Großmutters Sohn Süleyman im Dorf Mılu hatte ebenfalls einen Sohn. Sie benennen das geborene Kind nach seinem Vater, und er tut es; Er wird als “Silemano Qız” oder kleiner Salomo bezeichnet. Seine Mutter, Saxanıme, war die Tochter von Usenê İbrahimi. Ibrahim de Usenê war der Sohn von Ana İsme.

Pater Salomo; Er nimmt in jungen Jahren die Hand des Sohnes Suleiman und nimmt ihn zu gemeinsamen Hochzeiten mit, damit er Geige lernen kann. Silo Qız/Son Süleymans Hand beginnt im Alter von fünf Jahren die Geige zu halten. Als er zehn Jahre alt wird, verliert er seinen Vater. Er tritt in die Fußstapfen seines Vaters und so weiter. Und es ist so, dass er die Leute mit seinem Talent überrascht. Hochzeiten feiert er allein mit seinem Alter als Kind.

Im Laufe der Jahre verbreitete sich der Ruhm von Sılo Qız und wird in ganz Dêsım anerkannt.

Jetzt gibt es einen Dichter in Dersim, und obwohl sein Spitzname klein bedeutet, ist er ein großer Dichter mit seiner Ehre…

’38 Es war seine Teenagerzeit, als sein Schweiß an die Tür kam… Eine grausame Hand lässt in Dersim nichts unversucht. Silo Qız überlebt das Geigenspiel. In seinen Worten ist die Ära von Kirmanji vorbei. Jetzt liegt es an Tertele, ihre Klagelieder zu verbrennen und zu singen… Der Geschmack der Hochzeit, die Liebe und die Liebe und die Welt wurde übergegessen…

Alles, was bis heute über die Geschichte, Sprache, Kultur und den Glauben Kirmanciyes übrig geblieben ist, hat heute mit der Sprache dieser Dichter erreicht. Unter den heutigen Barden ist Sılo Qız der größte Dichter in Bezug auf Alter und Akkumulation.

Ich fragte Ap Silemena, was ist Ihr Rat, raten Sie den Kirmanji-Jugendlichen:

“Mit wem auch immer du dich verbrüderst,
Mit wem auch immer Sie Begleiter sind
Lerne deinen Freund gut kennen.
Teilen Sie das Brot in zwei Hälften, die große Scheibe für sich selbst, die kleine für Sie mit dem Geber
Sei kein Bruder… Brüderlichkeit ist Gleichheit.
Denkt niemals an das Böse in dieser viertägigen Welt.”

Ap Sileman;

Du bist zur Wahrheit gegangen. Du hast dich von unserem Katar gelöst, aber deine Stimme, dein Rat, dein Erbe werden dich niemals vom Katar des Heiligen Landes wegreißen. Sie haben uns einen Schatz hinterlassen, der Welten wert ist… Danke an den Kopf unseres Volkes.

Lassen Sie ihn wissen, dass wir seine Spuren nicht verlieren werden. Ich verneige mich respektvoll vor dem Augenblick, Ap Sileman.

Schlafen Sie im Licht.

*Dersim Oral History Forscher-Autor